
Kesme Çiçekler
Kesme çiçeklerin süs bitkileri içinde özel bir yeri vardır. Kesilerek toplanan ve buket, sepet, çelenk yapımında kullanılan çiçeklerdir. Kesme çiçekler, dünyada en çok satılan ve ticareti en fazla yapılan süs bitgilleridir. Dünya süs bitkilerinin ticaretinin yarısı kesme çiçeklere aittir
Çoğaltma durumlarına göre kesme çiçekler 3 gruba ayrılır
1. Soğanlı kesme çiçekler
2. Aşı , çelik veya doku kültürü ile çoğaltılanlar
3. Tohumdan çoğaltılanlar
Soğanlı Kesme Çiçekler
Bu çiçeklerde çoğaltma genellikle toprak altındaki soğan, yumru ve rizomlarla olur. Lale, Lilium, Frezya, Glayöl ön sırada yer alır
Aşı, Çelik veya Doku Kültürü ile Çoğaltılanlar
Bunların çoğaltılması genellikle köklendirilmiş çelikler veya aşı ile olur. Kesme gül, karanfil, kasımpatı ve gerbera en önemlilerindendir
Tohumdan Çoğaltılanlar
Bu gurupta yer alan çiçekler genellikle tohumdan yetiştirilir. Şebboy, Lisianthus, Hüsnüyusuf, Statis ve Aster önemli olanlardır
Kesme çiçekler içinde her çiçek türünün istekleri ve yetiştirme yöntemleri farklıdır. Ekim zamanları farklıdır, ama hepsi için geçerli olarak bir nokta vardır
Kesme çiçekler genellikle Kış aylarında ( Kasım – Mayıs arası) yüksek fiyatla satılırlar. Bu nedenle kesme çiçekler kış aylarında çiçek kesecek şekilde yetiştirmek gerekir
Bir çok çiçek türünde dikimden veya uç kırımından sonra çiçek kesilmeye kadar geçen zaman araştırmalarla buluşmuştur. Ekim-dikim buna göre ayarlanır. Lale, Frezya, İris gibi bazı soğanlı bitkilerin soğanları özel sıcaklıklarda muamele edilerek normal mevsimden 1,5-2 ay önce çiçek açması sağlanır
örneğin, karanfil fideleri Ocak-Şubat aylarında dikilirlerse, bunlardan ilk el çiçekler Temmuzda, ikinci el çiçeklerde Şubatta kesilirler
Mayıs da dikilirlerse ilk el çiçekler Eylül-Ekim aylarında, ikinci el çiçekler ise Mart–Nisan aylarında kesilirler. Glayöl soğanları dikiminden 2,5-3 ay sonra çiçek açarlar, Frezya soğanları Eylül ayında dikilir ve Aralık başından itibaren 3 ay boyunca sera 15 C’da tutulursa (ısıtılırsa) Şubat’ta çiçek açar, sera ısıtılmazsa Mart ortası–Nisanda çiçek açarlar, Eylül ayında dikilen Kasımpatı fidelerine 4-5 hafta günde 4 saat ek ışık verilirse çiçekleri Şubat ayında açar. Lale soğanları Ağustos ortasından Kasım ortasına kadar 50C’da tutulur ve Kasım ortasında dikilirlerse çiçekleri Aralık ve Ocak aylarında açar
Bunlar gibi pek çok uygulama ile kesme çiçeklerin çiçek açma zamanları ayarlana bilir. Çiçek açma zamanlarını ayarlamak kesme çiçek yetiştiriciliğinde çok önemlidir
Kesme çiçekler genellikle plastik veya cam örtülü seralarda yetiştirilirse de iklimin uygun olduğu zamanlarda ve yaz aylarında açık tarlalarda da yetiştirilirler. Glayöl, Statis, Hüsnüyusuf bunlara bir örnektir
Hasatta çiçeklerin kesim devresi çok önemlidir. Tam olgunlaşmadan kesilen çiçekler iç pazarda satılmaz, çok geç kesilenlerin de vazo ömürleri kısa olur. Bu nedenle çiçekler tam zamanında kesilmelidir
Kesme çiçeklerde kesim zamanı türlere göre değişiktir. Gül tam açılmadan, gonca halinde kesilir. Lilium, Glayöl, Lale, İris gibi çiçekler renk görüldüğü zaman hemen kesilmelidir. Karanfiller renkli yaprakları tam açıldığı zaman kesilir. Ancak ihracat için kesilecek karanfiller daha erken, fırça döneminde kesilir
Demetlerdeki çiçek sayıları her çiçek türünde farklıdır. Gül ve karanfiller 20 tanesi bir arada bağlanır. Lale Firezya, Glayöl gibi çiçekler 10’lu bağlanır. Liliumların iki tanesi, Şebboy ve Kasımpatlarının ise beş tanesi bir demet olur
Kesilip demet yapılıp su çektirilen çiçekler plastik çiçek kutularına yerleştirilir. Çiçekleri kutulara koymadan önce kutu içi kağıtla bağlanır. Kutu çiçekle doldurulduktan sonra üzerine de kağıt kaplanarak kutunun kapağı kapatılır.
Dünyanın neresinde olursanız olun en kaliteli çiçeklerimizi lojistik ağımızla adresine teslim ediyoruz.

Mevsimlik Çiçekler
Mevsimlik süs bitkileri genellikle park ve bahçelerde kullanılan, ömürleri diğer bitkilere göre daha kısa olan bitkilerdir. Bu tarz bitkiler tercih edilirken genellikle ömürlerinin ne kadar kısa olduğu bilinmeden alınmaktadır. Örneğin yazın dikilen bitkiler kışa geçişlerde solmakta ve sökülmesi gerekmektedir. Sökülen bitkilerin yerine yeni mevsimlik bitkiler dikilmektedir.
Bahçe ve parklar süslenmek istediğinde mevsimlik süs çiçekleri kullanılarak harika tasarımlar oluşturulabilmekte ve peyzaj çalışmalarına renk getirilebilmektedir. Bu çiçekler genellikle kısa boylu ve farklı farklı renklerde olmaktadır. Mevsimlik bitkilerin bazıları sadece birkaç ay yaşayabilirken bazılarıysa tüm bir mevsim boyunca yaşayabilmektedir. Park ve bahçelere dikilen bu çiçekler ortalama iki ayda bir sökülerek farklı çiçeklerle değiştirilmektedir. Zaten ömürleri çok uzun olmayan bu bitkileri seçerken mevsimine göre seçmezseniz ömürleri iyice kısalacaktır ve veriminiz düşecektir. Bu sebeple süs bitkilerini seçerken hangi mevsimde hangilerinin daha uzun süre yaşadığını öğrendikten sonra dikmeniz daha iyi olacaktır.
Yazın sıcak ve kurak, kışın da yağışlı ama fazla soğuk olmayan bir bölgeden örnek verecek olursak;
Sonbahar ve kışın : Siklamen, bodur aslanağzı, hercai menekşe, çuha çiçeği, Bodrum papatyası, Çeşme papatyası, lale.
İlkbahar ve yazın : Bodur cam güzelleri, Yeni Gine çiçekleri, rozet çiçeği, yer minaresi, petunya, Dahlia, Zinnia, horoz ibriği , şeker begonyası, yumrulu begonya, kadife çiçeği, bodur sardunya.
• Aşırı sıcaklar dışında Hercai menekşe uzun süreler yaşayabilmektedir.
• Sıcağa pek aldırış etmeden yaşayabilen çiçekler : gülhatmi, rozet çiçeği, yumrulu begonya.
• Aşırı soğuklar dışında uzun süre yaşayabilen çiçekler : kadife çiçeği, şeker begonyası.
• İlkbahar ve yaz ortasına kadar uzun süre yaşayabilen çiçek : petunya
Ömürleri 6 Aya Kadar Uzayan Bitkiler
• Horoz ibiği
• Kına çiçeği
• Kadife çiçeği
• Fesleğen
bu çiçekler tohum halindeyken kısa süreler içinde büyüyebilmektedir. Ortalama 8-12 haftada çiçek vermektedirler. Çiçekleri genellikle sık olur. Bu bitkilerin ömürleri ortalama 3-6 ay arasında değişmektedir.
Ömürleri 2 Yıla Kadar Uzayan Bitkiler
Mevsimlik bitkiler arasında ömürleri çok daha uzun olan bu bitkilerin farkı ilk yıllarında sadece yapraklanıp köklerini çok daha güçlü bir hale getirmeleri ile geçmektedir. İlk yıl kökleri güçlenen bu bitkiler ikinci yıl çiçek açarlar ve tekrar tohum üreterek ömürlerini tamamlarlar. Bu bitkilere örnek olarak gül hatmi ve hüdnüyusuf çiçekleri verilebilir.
Diğer Mevsimlik Bitkilere Göre Daha Uzun Süre Yaşayan Bitkiler
• Lale
• Yer minaresi
• Cam güzeli
• Çuha çiçeği
• Rozet çiçeği
• Siklamen
• Şeker begonyası
• Yumrulu begonya
bu çiçekler diğer mevsimlik bitkilere göre çok daha sağlam yapıdadırlar. Soğuk havalarda bile diğer bitkilerle kıyaslandıklarında daha uzun sürede yaşayabilirler. Elbette bu çiçeklerin bulunduğu bölgelerin iklimleri yaşam sürelerinde etkilidir. Bunun yanında en verimli olacakları ve fazla çiçek verecekleri zaman bu çiçeklerin hangi mevsimde daha dayanıklı olduğu bilinerek dikilmelidir.

Fide Çeşitleri
Bir sebze fidesinin 3-4 gerçek yaprağa sahip pişkin bir görüntüde, yeterli köke sahip sağlıklı bir yapıda olması gerekir.
Sebze fidesi:
• Hastalıksızdır.
• Fidelere uygulanan özel gübrelemelerden dolayı, fidenin kök sistemi çok daha iyi gelişmiş durumdadır.
• Çiftçinin serasına dikildiğinde vakit kaybetmeden büyür ve gelişir.
• Bir sebze fidesinin ilk dört salkımı fidelikte bitki bünyesinde oluşmaktadır. Bundan dolayı sağlıklı üretilmiş bir sebze fidesinin verimi yüksektir. Ayrıca erkencilik sağlar.
AŞILI FİDELERİN AVANTAJLARI;
• %60-70 daha az fide kullanılır
• Belli başlı kök-toprak hastalık ve zararlılarına dayanıklıdır.
• Anaçlar güçlü olduğu için, kalem çeşidi kendi kökünden çok daha iyi besler.
-Topraktaki su ve bitki besin elementlerini kalemin kendi kökünden düşük derecelerde bile çok daha iyi şekilde yukarıya iletir.
• Olumsuz koşullarda normal fideden daha iyi sonuç verir.
• Toprak hastalıklarına karşı daha az ilaçlama yapılacağından daha ekonomiktir.
• Beslenme ve bakım uygulamalarında büyük bir hata yapılmaz ise,dekara verim normal fideden çok daha fazla olacaktır.
DİKİM VE DİKİM SONRASI UYULMASI GEREKEN KURALLAR;
• Dikim öncesi toprağa taban gübresi (organik-kimyasal ) verilmelidir.
• Dikim esnasında anaç gövdesi mutlaka toprak üzerinde kalmalıdır, aşı noktası veya kalemin gövdesi toprakla temas ettirilmemelidir.
• Dikimde fide kökleri toprakla sıkıştırılmalı, kökün altında ve etrafında boşluk kalmamalıdır.
• Boğaz doldurma işlemi kesinlikle yapılmamalıdır.
• Çapalama esnasında dahi aşı noktası toprakla kapatılmamalıdır.
• Dikimden sonra can suyu bolca verilmeli, sonraki dönemlerde bir teknik danışman ile oluşturulacak sulama ve gübreleme programı uygulanmalıdır.
• Anacın güç durumu hakkında bilgi sahibi olunmalı,gübreleme programı buna göre yapılmalıdır.
• Aşılı domates yetiştiriciliğinde ipe alma işlemi geciktirilmeden yapılmalıdır.
Aksi durumlarda fideler yatarak aşı noktaları toprakla temas edecektir.
• Çift gövdeli olan aşılı domates fideleri ipe alınırken her iki gövdenin ipi ,çatal noktasının altından ana gövdeye bağlanmalıdır.
Aşılı karpuz fidesinin aşısız fideye göre avantajları;
• Fusarium oxysporum (çökerten) toprak hastalığına dayanıklıdır.
• Aynı arazide her yıl karpuz yetiştirilebilir.
• Çok güçlü büyür.
• Verim en az 2 katına çıkar. Bitkilere iyi bakılırsa 2 veya 3 kez aynı bitkiden ürün alınabilir.
• Çok iyi kalitede meyve alınır.
• Açık alanda dönüme 250-300 fide dikilir.
• Ürünün toplanması için kesinlikle olgunlaşmayı beklemek gerekir yoksa kabak tadı verir
( zaten normal karpuz da erken hasat edilirse kabak tadındadır).
• Olgunlaşmış meyveler çok uzun süre bekletilebilir.

Meyve ve Sebzeler
Meyve ve sebze insan sağlığı için oldukça önemlidir. Çoğu insan meyve ve sebzelerin iyi olduğunu bilir, ancak aralarındaki farklara pek aşina değildir.
Yapı, tat ve beslenme açısından meyve ve sebzeler arasında birçok fark vardır.
İşte, meyve ve sebze arasındaki farklar:
Meyve ve Sebze Arasındaki Fark;
Meyve ve sebzeler hem botanik, hem de mutfak açısından sınıflandırılır.
Botanik olarak, meyve ve sebzeler bitkinin hangi kısmından geldiklerine göre sınıflandırılır. Bir bitkinin çiçeğinden meyve gelişirken bitkinin diğer kısımları sebze olarak sınıflandırılır. Meyveler tohum içerirken sebzeler kök, gövde ve yapraklardan oluşabilir.
Mutfak açısından bakıldığında, meyve ve sebzeler tada göre sınıflandırılır. Meyveler genellikle tatlı veya ekşi bir tada sahiptir ve tatlılarda, atıştırmalıklarda veya meyve sularında kullanılabilir. Sebzeler daha hafif veya tuzlu bir tada sahiptir ve genellikle garnitür veya ana yemeğin bir parçası olarak yenir.
Meyveler Genellikle Sebzelerle Karıştırılır
Hangi yiyeceklerin meyve, hangilerinin sebze olarak kabul edildiği konusunda, en azından mutfak açısından, muhtemelen oldukça iyi bir fikriniz vardır. Bununla birlikte, tatları nedeniyle genellikle sebze olarak sınıflandırılmalarına rağmen, teknik olarak meyve olan birkaç bitki vardır. Domates bunun en bilinen ve tartışmalı örneğidir.
1893'te ABD Yüksek Mahkemesi, domateslerin ABD gümrük düzenlemelerine göre meyve yerine sebze olarak sınıflandırılması gerektiğine karar verdi. Botanik olarak konuşursak, domates bir meyve tanımına uyar. Bununla birlikte, lezzet profilleri nedeniyle hala yaygın olarak sebze olarak anılırlar.
Sebzelerle karıştırılan diğer bazı yaygın meyve örnekleri şunlardır:
Tatlı Tadı Olan Sebzeler
Sebze ile karıştırılan birçok meyve olmasına rağmen, varsa meyve olarak kabul edilen çok az sebze vardır. Bununla birlikte, bazı sebze çeşitleri, diğer sebzelerin çoğundan doğal olarak daha tatlı bir tada sahiptir ve meyvelere benzer şekilde tatlılarda, turtalarda ve unlu mamullerde kullanılır.
Tatlı lezzetlerine rağmen, tatlı patatesler aslında bir meyve değil, bir tür kök sebzedir. Benzer şekilde, şekerlenmiş tatlı patatesler, başka bir yenilebilir yumru türü olan tatlı patates içeren fırınlanmış bir yemektir. Doğal olarak daha tatlı bir tada sahip diğer sebzeler arasında pancar, havuç, şalgam bulunur.
Meyve ve Sebzeler Besin Değerlerini Nasıl Karşılaştırıyor?
Meyve ve sebzelerin beslenme açısından pek çok benzerlikleri vardır. Her ikisi de lif, vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve bitki bileşikleri bakımından yüksektir. Meyve ve sebzeler de doğal olarak sodyum ve yağ bakımından düşüktür.
Tatlı tadı göz önüne alındığında beklediğiniz gibi, meyveler çoğu sebze çeşidine kıyasla daha yüksek miktarda doğal şeker ve kaloriye sahip olma eğilimindedir.
Örneğin bir fincan elma 65 kalori ve 13 gram şeker içerirken, bir fincan brokoli sadece 31 kalori ve 2 gram şeker içerir.
Sebzelerle karşılaştırıldığında, bazı meyve türleri de gram başına daha fazla lif içerebilir. Meyve için 100 gram başına lif içeriği 2-15 gram arasında değişirken, yapraklı sebzeler aynı ağırlık için 1,2-4 gram lif sağlar.
Su içeriği de oldukça değişkendir. Yapraklı sebzeler %84-95 sudan oluşabilirken meyveler %61-89 arasında biraz daha az su içerir.
Farklı meyve ve sebze kategorileri arasında da bazı besin farklılıkları vardır. İşte beslenmeyle ilgili birkaç önemli nokta:
-
Yumrular: Lif açısından zengin, ayrıca iyi bir C vitamini, beta-karoten, potasyum ve B vitaminleri kaynağıdır.
-
Narenciye: Dejeneratif hastalığa karşı koruma sağlayabilecek yüksek C vitamini, beta-karoten, folat ve antioksidandır.
-
Turpgillerden sebzeler: Kanserin önlenmesiyle bağlantılı bir grup bileşik olan glukozinolatlar içerir.
-
Meyveler: Oksidatif stresi azaltma ve kalp sağlığını geliştirme yetenekleri nedeniyle incelenen antosiyaninler, anti-inflamatuar bileşiklerle doludur.
-
Yapraklı yeşillikler: Kalp hastalığı, felç ve kanser riskini azalttığı gösterilen lutein gibi iyi bir karotenoid kaynağıdır.
Beslenmemize iyi bir meyve ve sebze karışımı eklemek, çok çeşitli besinler almanızı sağlayabilir.
Geri Dönüşüm Giyim Tekstil
Giysilerin yaşam döngüsü
Giysilerin yaşam döngüsünü bilmek, karbon ayak izinizin etkisini anlamanın bir yoludur . Bu yaşam döngüsünün tüm aşamalarının çevre üzerinde etkisi vardır:
-
Hammadde üretimi : Giysiler polyester, pamuk, ipek veya yün gibi hammaddelerden üretilir. Bazıları sentetik elyaf üretmek için petrol gibi yenilenemeyen kaynaklardan elde edilirken, diğerleri bitkisel veya hayvansal malzemelerden geliyor ve bu nedenle çok fazla su ve kimyasal madde gerektiriyor.
-
Giysilerin imalatı : İçerdiği maddeler nedeniyle boya, yalnızca giysiyi yapan işçiler için değil, aynı zamanda tüketiciler ve kirlettiği su ekosistemi için de toksiktir.
-
Giysilerin taşınması : Giysiler normalde üretim maliyetlerinin ve ücretlerin daha düşük olduğu gelişmekte olan ülkelerde üretilmekte ve İngiltere'ye ve Avrupa'nın geri kalanına hava veya deniz yoluyla taşınmaktadır. Ancak uçak çevreyi en çok kirleten ulaşım aracıdır.
-
Giysilerin bakımı : Giysileri yıkarken aşırı su kullanımı söz konusudur. Ayrıca çok sayıda kirletici mikropartikül açığa çıkar.
-
Giysilerin geri dönüşümü : Bu çok önemli bir adımdır. Gardırobunuzu ayırmak ve belirli kullanılmış kıyafetleri geri dönüştürmek, kıyafetlerin kullanım ömrünü uzatmaya yardımcı olur, böylece hammadde üretimi, ürünlerin imalatı ve hatta nakliye gibi gereksiz adımlardan kaçınılır.

Elektronik Ürünler ve Yedek Parça
Elektronik Aletler ve Tamamlayıcı Yedek Parçalar
Hızlı konektörler, adaptörler, ayırıcılar, veri kabloları, yama kabloları ve diğer birçok elektronik bileşen gibi modüller, iş panoları ve fiber optik aksesuarlar tedarik ediyoruz.
Şirketimiz, müşterilerine en iyi fiyatları ve güvenilir teslimatı garanti eden, %90'ı üreticilerden, genel distribütörlerden ve güvenilir bayilerden satın alınan elektronik bileşenlerin küresel bir tedarikçisidir.
Müşteri memnuniyeti bizim önceliğimizdir. Bu nedenle talep ettiğiniz ürünleri dünyanın her yerine ulaştırıyoruz.
